Mesut Fidançiçek
Mesut Fidançiçek Yazdı | Yer Diyarbakır; Adalet ve Akçeli İşler
Fransız sosyolog Pierre Bourdieu, hukukun gücünün yalnızca kanunlardan ya da mahkeme kararlarından kaynaklanmadığını söyler. Hukuku ayakta tutan asıl unsur, toplumun ona yüklediği sembolik otoritedir. İnsanlar, mahkemelerin bağımsızlığına, hâkimlerin tarafsızlığına ve kararların yalnızca hukuk kuralları çerçevesinde verildiğine inandıkları sürece adalet sistemi güçlüdür.
Bu nedenle bir yargı sistemini en çok sarsan şey, yalnızca hukuka aykırı eylemler değildir; hukukun para, nüfuz ya da aracılar üzerinden etkilenebileceğine ilişkin kanaatin toplumda yer etmesidir.
Geçtiğimiz hafta Diyarbakır'da yürütülen bir soruşturma da tam bu nedenle dikkat çekiciydi.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bir kişi, hâkim ve savcıların isimlerini kullanarak vatandaşlara "dosyalarınızı kapatırım" vaadinde bulunmakla suçlanıyor. Aynı kişinin, emniyette yürüyen bazı soruşturmaları da tanıdıkları aracılığıyla sonuçlandırabileceğini ileri sürerek çeşitli kişilerden para talep ettiği iddia edildi. Operasyonda 40 bin dolar nakit parayla yakalandığı açıklandı. Esnaf olduğu söylenen kişi tutuklandı. Soruşturma sürüyor ve Cumhuriyet Başsavcılığı olayın bütün yönleriyle araştırıldığını belirtiyor.
Elbette hukuk devletinde herkes hakkında masumiyet karinesi geçerlidir. Soruşturmanın sonunda ortaya çıkacak deliller ve yargı mercilerinin vereceği karar belirleyici olacaktır.
Ancak bu dosyanın düşündürdüğü mesele yalnızca ceza hukuku açısından değerlendirilemez.
Çünkü bir dolandırıcılık girişiminin varlığı kadar, insanların böyle vaatlere inanabilecek bir zeminin oluşmuş olması da üzerinde düşünülmesi gereken toplumsal bir sorundur. Bir kişi, "tanıdıklarım var", "dosyanızı çözerim", "işinizi hallederim" diyerek para talep edebiliyorsa, burada yalnızca bireysel bir suç iddiası değil, aynı zamanda adalet algısına ilişkin ciddi bir kırılma da vardır.
Tam da burada Bourdieu'nün işaret ettiği sembolik otorite meselesi karşımıza çıkıyor. Hukuk, sadece kanun kitaplarıyla işlemez; ona duyulan güvenle de ayakta kalır. Vatandaş, mahkeme kararlarının yalnızca dosyadaki delillere göre verildiğine inanıyorsa hukuk güçlüdür. Buna karşılık kararların para, nüfuz ya da kişisel ilişkilerle değiştirilebileceği düşüncesi yaygınlaşmaya başladığında, zarar gören yalnızca kurumlar değil, hukuk devletinin meşruiyetidir.
Geçmişte kamuoyunda geniş yankı uyandıran bazı yargı soruşturmalarının da toplum hafızasında bıraktığı izler henüz silinmiş değil. Bu nedenle bugün yürütülen her soruşturmanın yalnızca cezai sorumluluğu ortaya çıkarması değil, kamu vicdanındaki soru işaretlerini de giderecek bir şeffaflıkla yürütülmesi önem taşıyor.
Çünkü adalet, yalnızca doğru karar vermek değildir; aynı zamanda hiçbir vatandaşın hakkını aramak için bir aracıya, bir nüfuz sahibine ya da para pazarlığına ihtiyaç duymayacağına dair ortak inancı yaşatabilmektir.
Hukuk devletinin gerçek gücü de tam burada başlar.
Mesut Fidançiçek yazdı | Kaçak suyun peşinde; DİSKİ’den ihbar çağrısı
16 Temmuz 2026 Perşembe 00:18Mesut Fidançiçek yazdı | Bu ne yaman çelişki anne? Beştepe’de ‘Kum Gibi’, Bursa’da tehdit!
13 Temmuz 2026 Pazartesi 00:26Mesut Fidançiçek yazdı | Yine eksildik; Kadir Abi Gitti…
27 Haziran 2026 Cumartesi 23:39Mesut Fidançiçek yazdı | Suyun akışını değiştiren rant: Diyarbakır nereye gidiyor?
22 Haziran 2026 Pazartesi 00:09Mesut Fidançiçek yazdı; Sur'daki soruna neşter; İdare-i maslahattan kesin çözüme
13 Haziran 2026 Cumartesi 01:42Mesut Fidançiçek yazdı: Diyarbakır’ın tefecilik belası ve Resul Koluman vakası
10 Haziran 2026 Çarşamba 17:20Mesut Fidançiçek yazdı | Rahmi Koç; Bir fıkranın ardındaki karanlık
07 Haziran 2026 Pazar 00:25Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır’da çürümüşlüğün ayak izleri
03 Haziran 2026 Çarşamba 01:09Mesut Fidançiçek yazdı | Caddeler, kaldırımlar kimin? Diyarbakır’da "yaya" olabilme mücadelesi
01 Haziran 2026 Pazartesi 05:06Mesut Fidançiçek yazdı | Bir aidiyet meselesi; Trabzonspor mu, Amedspor mu?
25 Mayıs 2026 Pazartesi 17:42

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.